Diğer Hizmetlerimiz: ingilizce Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Yds Kursu |  Toefl |  izmir ingilizce kursu
Rusça Kursu |   Bursa ingilizce Kursu |  ispanyolca Kursu |  ielts Kursu |  Toeic Kursu |  Proficiency Kursu |  Gmat Kursu


İngilizce Kursu
Toplam 2 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 12
Toplam 26 sonuçtan 16 ile 26 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree1Likes

Konu: Konuşma ingilizcesinde sık kullanılan kalıplar

  1. #16
    Senior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    156
    Rep Puanı
    5
    1. Bored to death-sıkıntıdan patlamış,adjective (used for people)
    2. You've got to be kidding-Şaka yapıyor olmalısın
    3. Sick and Tired-burnundan gelmek
    4. Call it a day-paydos etmek
    5. Get on one's nerves-birinin sinirine dokunmak
    6. Read one's mind-aklından geçeni okumak
    7. Feel blue-hüzünlü hissetmek
    8. Go Dutch-hesabı paylaşmak,Alman usülü yapmak

  2. #17
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    9
    Rep Puanı
    0
    A
    After you: Senden sonra
    Allow me: Bana izin ver
    A lovely day, isn’t it?: Hoş bir gün, (öyle) değil mi?
    Any thing else?: Başka bir şey var mı?
    Any day will do: Herhangi bir gün bana uğra
    Are you kidding?: Şaka mı yapıyorsun? Kafa mı buluyorsun?
    Are you sure?: Emin misin?
    As for me: Bence
    As soon as possible (A.S.A.P.): Mümkün olan en kısa sürede

    B
    Be careful!: Dikkatli ol!
    Be calm!: Sakin ol!
    Be patient!: Sabırlı ol!
    Be quiet!: Sessiz ol
    Bottoms up!: Şerefe! İçkiyi bir yudumda bitirmek. Fondip yapmak
    Bless you!: Çok yasa!
    By the way: Bu arada..

    C
    Can I help you?: Yardım edebilir miyim?
    Can you repeat it?: Tekrar eder misin?
    Cheer up!: Neşelen
    Come on: Yapma, hadi ama
    Congratulations!: Tebrikler!
    Count me on, Count me in: Ben varım, beni de sayın.

    D
    Do l have to?: Yapmak zorunda mıyım?
    Do me a favor: Bana bir iyilik yap
    Do you understand?: Anladın mı?
    Don’t be so childish: Çocuk olma, çocuk gibi davranma
    Don’t be ridiculous: Komik olma
    Don’t be so modest: Alçak gönüllü olma
    Don’t keep the truth from me: Benden gerçekleri saklama
    Don’t let me down: Beni hayal kırıklığına uğratma
    Don’t move!: Kımıldama!
    Don’t worry: Endişelenme

    E
    Enjoy yourself!: Eğlenmene bak!
    Excuse me Sir: Affedersiniz efendim

    F
    Feel beter: Daha iyi hissetmek, daha iyi olmak
    Follow me: Beni takip et
    Forget it!: Unut onu, unut gitsin
    Forgive me: Beni affet
    For what?: Ne için?

    G
    Give me a hand!: Bana yardımcı ol, bana yardım et (şu işe bi el at).
    Good job!: İyi iş
    Good luck!: İyi şanslar
    Guess what?: Tahmin et ne (oldu)?

  3. #18
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    4
    After you: Senden sonra
    Allow me: Bana izin ver
    A lovely day, isn’t it?: Hoş bir gün, (öyle) değil mi?
    Any thing else?: Başka bir şey var mı?
    Any day will do: Herhangi bir gün bana uğra
    Are you kidding?: Şaka mı yapıyorsun? Kafa mı buluyorsun?
    Are you sure?: Emin misin?
    As for me: Bence
    As soon as possible (A.S.A.P.): Mümkün olan en kısa sürede


    Be careful!: Dikkatli ol!
    Be calm!: Sakin ol!
    Be patient!: Sabırlı ol!
    Be quiet!: Sessiz ol
    Bottoms up!: Şerefe! İçkiyi bir yudumda bitirmek. Fondip yapmak
    Bless you!: Çok yasa!
    By the way: Bu arada..


    Can I help you?: Yardım edebilir miyim?
    Can you repeat it?: Tekrar eder misin?
    Cheer up!: Neşelen
    Come on: Yapma, hadi ama
    Congratulations!: Tebrikler!
    Count me on, Count me in: Ben varım, beni de sayın.


    Do l have to?: Yapmak zorunda mıyım?
    Do me a favor: Bana bir iyilik yap
    Do you understand?: Anladın mı?
    Don’t be so childish: Çocuk olma, çocuk gibi davranma
    Don’t be ridiculous: Komik olma
    Don’t be so modest: Alçak gönüllü olma
    Don’t keep the truth from me: Benden gerçekleri saklama
    Don’t let me down: Beni hayal kırıklığına uğratma
    Don’t move!: Kımıldama!
    Don’t worry: Endişelenme


    Enjoy yourself!: Eğlenmene bak!
    Excuse me Sir: Affedersiniz efendim


    Feel beter: Daha iyi hissetmek, daha iyi olmak
    Follow me: Beni takip et
    Forget it!: Unut onu, unut gitsin
    Forgive me: Beni affet
    For what?: Ne için?

    Give me a hand!: Bana yardımcı ol, bana yardım et (şu işe bi el at).
    Good job!: İyi iş
    Good luck!: İyi şanslar
    Guess what?: Tahmin et ne (oldu)?

  4. #19
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    12
    Rep Puanı
    4

    istanbul lisan merkezi

    3 kur İLM de+1 kur İngiltere de ücretsiz dil eğitimi(okul,konaklama,vize,uçak bileti dahil)
    İngilizce-Almanca-İspanyolca-İtalyanca-Rusça-Yunanca-Çince-Arapça-Türkçe ücretsiz deneme dersleri.
    TOEFL-IELTS-YDS-PROFICIENCY ve work and travel erken kayıt indirimi…
    Tel İLM:4446456

  5. #20
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    12
    Rep Puanı
    4
    3 kur İLM de+1 kur İngiltere de ücretsiz dil eğitimi(okul,konaklama,vize,uçak bileti dahil)
    İngilizce-Almanca-İspanyolca-İtalyanca-Rusça-Yunanca-Çince-Arapça-Türkçe ücretsiz deneme dersleri.
    TOEFL-IELTS-YDS-PROFICIENCY ve work and travel erken kayıt indirimi…
    Tel İLM:4446456

  6. #21
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Aug 2014
    Mesajlar
    4
    Rep Puanı
    0
    oncelikle bunu yaptiginiz icin tesekkur ederim daha fazla yapmanizi yani hazirlamanizi dilerim zira baska bir sitede bnun benzeri cumleler buldum ama icinde yanlislarin oldugunu gordum hani istiyorumki siz boyle cumleleri alin ve yanlis'siz olarak hazirlayinki bizlerde yararlanalim, ingilizce ogrenelim...tesekkur ediyorum ve devamini diliyorum

  7. #22
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Aug 2014
    Mesajlar
    4
    Rep Puanı
    0

    gozden gecirin lutfen

    iste o baska sitede buldugum o cumleler ama icinde yanlislarin oldugunu gordum ve acikcasi fazla guvenemiyorum ornegin "ahmet are going with her" diye bir cumle var aslinda "ahmet is going" olmasi gerekiyor sanirim






    1.I see..........Anlıyorum
    2. I quit!..........İstifa ediyorum, bırakıyorum, vazgeçiyorum.
    3. Let’s go!..........Gidelim
    4. Me too..........Ben de
    5. My god!..........Aman Tanrım
    6. No way!..........Olamaz! Hiçbir şekilde, hiçbir yol,
    7. Come on..........Yapma, hadi
    8. Hold on..........Bekle
    9. I agree..........Aynı fikirdeyim
    10. Not bad..........Kötü değil
    11. Not yet..........Henüz değil
    12. See you..........Görüşürüz
    13. Shut up!..........Kapa çeneni
    14. So long..........Hoşça kal, oldukça uzun
    15. Why not?..........Neden olmasın
    16. Allow me..........Bana izin ver
    17. Be quiet!..........Sessiz ol
    18. Cheer up!..........Neşelen
    19. Good job!..........İyi iş
    20. Have fun!..........İyi eğlenceler veya eğlen
    21. How much?..........Ne kadar
    22. I'm full..........Tokum.
    23. I'm home..........Evdeyim
    24. I'm lost..........Kayboldum.
    25. My treat..........Bu benden.
    1.So do I----------Bence de
    2. This way----------Buradan ya da bu şekilde
    3. After you----------Senden sonra
    4. Bless you!----------Çok yasa!
    5. Follow me----------Beni takip et
    6. Forget it!----------Unut onu, unut gitsin
    7. Good luck!----------İyi şanslar
    8. I decline!----------Reddediyorum
    9. I promise----------Söz veririm
    10. Of course!----------Tabiî ki
    11. Slow down!----------Yavaşla
    12. Take care!----------Kendine iyi bak, dikkat et
    13. They hurt----------Onlar acıtır, bu incitir
    14.Try again----------Tekrar dene
    15. Watch out!----------Dikkat et!
    16. What's up?----------Ne haber?
    17. Be careful!----------Dikkatli ol!
    18. Bottoms up!----------Şerefe! İçkiyi bir yudumda bitirmek. Fondip yapmak
    19. Don't move!----------Kımıldama!
    20. Guess what?----------Tahmin et ne (oldu)?
    21. I doubt it----------Ondan şüpheliyim, Ondan şüphe ederim.
    22. I think so----------Sanırım öyle
    23. I'm single----------Bekârım
    24. Keep it up!----------Aynen devam et!
    25. Let me see----------Bir bakayım
    1.He has a large income----------Onun kazancı çok, iyi para kazanıyor
    2. He looks very healthy----------O çok sağlıklı gözüküyor
    3. He paused for a reply----------Cevap vermek için durdu
    4. He repaired his house----------O onun evini tamir etti
    5. He suggested a picnic----------Piknik yapmayı önerdi
    6. Here's a gift for you----------Bu senin için bir hediye, işte hediyen!
    7. How much does it cost? ----------O ne kadar tutuyor, maliyeti nedir?
    8. I caught the last bus----------Son otobüse yetiştim
    9. I could hardly speak----------Zorlukla konuşabildim
    10. I'll have to try that----------Bunu denemek zorundayım
    11. I'm very proud of you----------Seninle gurur duyuyorum
    12. It doesn't make sense----------Bunun bir anlamı yok
    13. Make yourself at home----------Kendini evdeymiş gibi hisset
    14. My car needs washing----------Arabamın yıkamaya ihtiyacı var
    15. None of your business! ----------Seni ilgilendirmez
    16. Not a sound was heard----------Sessizlik hâkimdi, çıt yoktu
    17. That's always the case----------Her zaman öyledir.
    18. The road divides here----------Yol burada ayrılıyor
    19. Those are watermelons----------Bunlar karpuz
    20. What a nice day (it is)! ----------Ne güzel bir gün!
    21. What's wrong with you? ----------Neyin var?
    22. You are a chicken----------Sen bir ödleksin
    23. A lovely day, isn’t it? ----------Hoş bir gün, (öyle) değil mi?
    24. He is collecting (saving) money----------Para biriktiriyor
    25. He was born in New York----------O New York da doğdu
    1.It sounds great!...............Kulağa harika geliyor!
    2. It's a fine day...............Güzel bir gün
    3. So far So good...............Şimdiye kadar çok iyi
    4. What time is it? ...............Saat kaç?
    5. You can make it! ...............Yapabilirsin
    6. Control yourself!...............Kendini kontrol et
    7. You should profit by my exam----------Benim durumumdan ders almalısınız.
    8. He is ill in bed----------O yatakta hasta
    9. He lacks courage...............O cesaretten yoksundur
    10. How's everything?...............Her şey nasıl
    11. I have no choice...............Seçeneğim yok
    12. I like ice-cream...............Dondurmayı severim
    13. I love this game...............Bu oyuna bayılırım
    14. I'll try my best...............Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım
    15. I'm On your side...............Ben senin tarafındayım
    16. Long time no see! ...............Uzun zamandır görüşmedik
    17. No pain no gain...............Acı yoksa kazanmak yok
    18. Well it depends...............Şeye göre değişir, şeye bağlı
    19. We're all for it...............Hepimiz onun için varız, buradayız
    20. What a good deal! ...............Ne iyi bir anlaşma
    21. What should I do?...............Ne yapmalıyım
    22. You asked for it! ...............Sen kaşındın
    23. You have my word...............Benim sözüme sahibisin
    24. Believe it or not!...............İnan veya inanma
    25. Don't count on me...............Beni hesaba katma, bana güvenme o konuda
    1.Never mind................Boş ver, zararı yok
    2. No problem!................Sorun yok!
    3. That's all!................Hepsi bu, bu kadar.
    4. Time is up................Zaman doldu, süre bitti.
    5. What's new?................Ne haber
    6. Count me on................Count me in=Ben varım, beni de sayın.
    7. Don't worry................Endişelenme
    8. Feel better................Daha iyi hissetmek, daha iyi olmak
    9. I love you!................Seni seviyorum.
    10. I'm his fan................Onun hayranıyım
    11. Is it yours?................Bu senin mi?
    12. That's neat................İlginç bir şey
    13. Are you sure?................Emin misin?
    14. Do l have to?................Yapmak zorunda mıyım?
    15. He is my age................O benim yaşımda
    16. Here you are................İşte buyurun (alın), işte buradasın
    17. No one knows................Kimse bilemez
    18. Take it easy................Rahatına bak, kafana takma, boşver
    19. What a pity!................Ne yazık!
    20. Any thing else?................Başka bir şey var mı?
    21. To be careful!................Dikkatli olmak
    22. Do me a favor................Bana bir iyilik yap
    23. Help yourself................Kendine yardım et
    24. I'm on a diet................Diyetteyim
    25. Keep in touch................Muhafaza et, irtibatı kesme, teması kesme
    1.Time is money...............Zaman paradır
    2. Who's calling?...............Kim arıyor, kim çağırıyor
    3. You did right...............Doğru yaptın
    4. You set me up!...............Bana tezgâh kurdun!
    5. Can I help you?...............Yardım edebilir miyim?...........

  8. #23
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Aug 2014
    Mesajlar
    4
    Rep Puanı
    0
    metin cok uzun




    Ahmet and Mehmet went home. Ahmet ve mehmet eve gittiler.
    Ahmet and zeynep are coming by train. Ahmet ve Zeynep trenle geliyor.
    Ahmet and zeynep are going to england after. Ahmet ve Zeynep, daha sonra İngiltere’ye gidiyor.
    Ahmet answered sadly. Ahmet üzgün bir şekilde cevap verdi.
    Ahmet are going with her. Ahmet, onunla gidiyor.
    Ahmet has a lot of books. . Ahmet’in çok kitabı var
    Ahmet is giving empty cups to Fatma Hanım. Ahmet, fatma hanım’a boş fincanları veriyor.
    Ahmet is not singing. Ahmet şarkı söylemiyor.
    Ahmet is repairing that house. Ahmet , şu evi tamir ediyor.
    Ahmet is sitting near the window. Ahmet pencerenin yanında oturuyor.
    Ahmet is standing near the table. Ahmet masanın yanında duruyor.
    Ahmet is translateing from turkish into english. Ahmet, İngilizce’ye Türkçe’den çeviriyor.
    Ahmet is writing a letter to zeynep. Ahmet, Zeynep’e bir mektup yazıyor.
    Ahmet listen to this music. Ahmet, bu müziği dinler.
    Ahmet was angry now. Ahmet şimdi kızdı.
    Ahmet’s bag is here. Ahmet’in çantası buradadır.
    Ahmet’s ball is big. Ahmet’in topu büyüktür.
    Ahmet’s book is more interesting than mine. Ahmet’in kitabı benimkinden daha enteresandır.
    Ahmet’s pencil isn’t long. Ahmet’in kalemi uzun değildir.
    Ali gave it to her. Ali onu ona verdi.
    All children like toys. Bütün çocuklar oyuncak severler.
    All I can think about is you Tek düşünebildiğim sensin
    All I need is time Tek istediğim zaman
    All men were wearing black suits. Bütün erkekler siyah takım elbise giyiyorlardı.
    All of my life I gave to you Tüm hayatımı sana verdim
    All our teachers and friends are fine. Bütün öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımız iyidirler.
    All the books are on the shelf. Bütün kitaplar, rafın üstündedir.
    All the children had funny shoes. Bütün çocukların komik ayakkabıları vardı.
    All the girls studied very hard. Bütün kızlar çok sıkı ders çalıştılar.
    All the houses are new here. Buradaki bütün evler yenidir.
    All the humans are waiting in the stop. Bütün insanlar durakda bekliyor.
    All the humans are waiting in the stop. Bütün insanlar durakda bekliyor.
    All the roads were good and clean. Bütün yollar iyi ve temizdi.
    All the women are going for a walk. Bütün kadınlar, bir yürüyüş için gidiyor.
    All your dreams could come true Tüm hayallerin gerçekleşebilir
    And I don’t know what to do Ne yaptığını bilmiyorum
    And no one understands you Hiçkimse seni anlamıyor
    And now I’m making a change Şimdi bir degişiklik yapıyorum
    Another interests? Başka ilgi alanın?
    Another time Başka zaman
    Any student cn understand this. Bunu hangi öğrenci olsa anlayabilir.
    AnybOdy can do this. Bunu kim olsa yapabilir.
    Anything can happen? Her şey olabilir.
    Anytime you want me to Ne zaman istersen
    Apple - orange melon watermelon grapes Elma - portakal - kavun - karpuz - üzüm
    Are there any wide streets? Hiç geniş cadde var mı?
    Are there some students in the room? Odada öğrenciler var mı?
    Are we can be friend? Arkadaş olalım mı?
    Are you all right? İyi misin?
    Are you alone? Yalnız mısın?
    Are you blind Körmüsün
    Are you busy Meşgulmüsün
    Are you deaf Sağırmısın
    Are you fond of swimming? Yüzmekten hoşlanır mısınız?
    Are you free tomorrow? Yarın boş musun?
    Are you going to kiss her? Yoksa onu öpecek misin?
    Are you going to marry her? Onunla evlenecekmisin?
    Are you going to sell your old house? Eski evinizi satacak mısınız?
    Are you going to stay at the dorm? Ögrenci yurdundamı kalacaksın?
    Are you marriaged? Evli misin
    Are you passing me by? Bana aldırmıyor musun?
    Are you ready Hazır mısın?
    Are you single? Bekar mısın?
    Are you sleeping? Yatıyor musun?
    Are you there Orda mısın?
    Are you using the napkins? Peçeteleri kullanıyormusun
    Are you willing to try Denemek istiyor musun?
    Aren’t we eating? Yemiyor muyuz?
    Aren’t you hungry? Acıkmadın mı?
    Ask the man. Adama sor.
    At what street is the school located? Okul hangi sokakta?
    Ayşe saw them. Ayşe onları gördü.
    Ayşe walked into the building. Ayşe binanın içine yürüdü.
    Ayşen is more beautiful than Selin. Ayşen selin’den daha güzel.
    Ayşe’s is beautiful. Ayşe’ninki güzeldir.
    Baby-in-arms Ana kuzusu
    Bad news travels fast Kötü haber tez yayılır
    Barking dog never bites Havlayan köpek ısırmaz
    Barry does not have any hobbies. Barry’nin hiç hobisi yok.
    Barry has some hobbies. Barry’nin bazı hobileri var.
    Be quickly Acele et
    Be there, for me Orda ol, benim için
    Because of you Senin yüzünden
    Beth veya mary gelecek.
    Better late than never Geç olsun da güç olmasın
    Better lose the saddle than the horse Zararın neresinden dönülürse kardır
    Bob had been resting. Bob istirahat etmekteydi.
    Book of happiness Mutluluk kitabı
    Books and note-books are in the car. Kitaplar ve defterler arabanın içinde.
    Books are useful. Kitap yararlıdır.
    Both are wonderful. Her ikisi de harika!
    Both women are short. Her iki kadın da kısa.
    Bring the book to me. Kitabı bana getir.
    But how can that be? Ama bu nasıl olabilir ki?
    But I don’t know how i say Ama nasıl söylesem bilemiyorum
    But why do they call it Kızkulesi?
    Bye for a while Bir süreliğine güle güle
    Call me from this number: 053233384.... Beni bu numaradan ara: 0532 33384 ..
    Can I go? Gidebilir miyim?
    Can I show you with something? Size birşey gösterebilir miyim?
    Can I take the other one? Diğerini (diğer kalemi) alabilir miyim?
    Can I understand this book if I learn English? İngilizce öğrenirsem bu kitabı

  9. #24
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Aug 2014
    Mesajlar
    4
    Rep Puanı
    0

    sonraki devami

    metin cok uzun




    Ahmet and Mehmet went home. Ahmet ve mehmet eve gittiler.
    Ahmet and zeynep are coming by train. Ahmet ve Zeynep trenle geliyor.
    Ahmet and zeynep are going to england after. Ahmet ve Zeynep, daha sonra İngiltere’ye gidiyor.
    Ahmet answered sadly. Ahmet üzgün bir şekilde cevap verdi.
    Ahmet are going with her. Ahmet, onunla gidiyor.
    Ahmet has a lot of books. . Ahmet’in çok kitabı var
    Ahmet is giving empty cups to Fatma Hanım. Ahmet, fatma hanım’a boş fincanları veriyor.
    Ahmet is not singing. Ahmet şarkı söylemiyor.
    Ahmet is repairing that house. Ahmet , şu evi tamir ediyor.
    Ahmet is sitting near the window. Ahmet pencerenin yanında oturuyor.
    Ahmet is standing near the table. Ahmet masanın yanında duruyor.
    Ahmet is translateing from turkish into english. Ahmet, İngilizce’ye Türkçe’den çeviriyor.
    Ahmet is writing a letter to zeynep. Ahmet, Zeynep’e bir mektup yazıyor.
    Ahmet listen to this music. Ahmet, bu müziği dinler.
    Ahmet was angry now. Ahmet şimdi kızdı.
    Ahmet’s bag is here. Ahmet’in çantası buradadır.
    Ahmet’s ball is big. Ahmet’in topu büyüktür.
    Ahmet’s book is more interesting than mine. Ahmet’in kitabı benimkinden daha enteresandır.
    Ahmet’s pencil isn’t long. Ahmet’in kalemi uzun değildir.
    Ali gave it to her. Ali onu ona verdi.
    All children like toys. Bütün çocuklar oyuncak severler.
    All I can think about is you Tek düşünebildiğim sensin
    All I need is time Tek istediğim zaman
    All men were wearing black suits. Bütün erkekler siyah takım elbise giyiyorlardı.
    All of my life I gave to you Tüm hayatımı sana verdim
    All our teachers and friends are fine. Bütün öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımız iyidirler.
    All the books are on the shelf. Bütün kitaplar, rafın üstündedir.
    All the children had funny shoes. Bütün çocukların komik ayakkabıları vardı.
    All the girls studied very hard. Bütün kızlar çok sıkı ders çalıştılar.
    All the houses are new here. Buradaki bütün evler yenidir.
    All the humans are waiting in the stop. Bütün insanlar durakda bekliyor.
    All the humans are waiting in the stop. Bütün insanlar durakda bekliyor.
    All the roads were good and clean. Bütün yollar iyi ve temizdi.
    All the women are going for a walk. Bütün kadınlar, bir yürüyüş için gidiyor.
    All your dreams could come true Tüm hayallerin gerçekleşebilir
    And I don’t know what to do Ne yaptığını bilmiyorum
    And no one understands you Hiçkimse seni anlamıyor
    And now I’m making a change Şimdi bir degişiklik yapıyorum
    Another interests? Başka ilgi alanın?
    Another time Başka zaman
    Any student cn understand this. Bunu hangi öğrenci olsa anlayabilir.
    AnybOdy can do this. Bunu kim olsa yapabilir.
    Anything can happen? Her şey olabilir.
    Anytime you want me to Ne zaman istersen
    Apple - orange melon watermelon grapes Elma - portakal - kavun - karpuz - üzüm
    Are there any wide streets? Hiç geniş cadde var mı?
    Are there some students in the room? Odada öğrenciler var mı?
    Are we can be friend? Arkadaş olalım mı?
    Are you all right? İyi misin?
    Are you alone? Yalnız mısın?
    Are you blind Körmüsün
    Are you busy Meşgulmüsün
    Are you deaf Sağırmısın
    Are you fond of swimming? Yüzmekten hoşlanır mısınız?
    Are you free tomorrow? Yarın boş musun?
    Are you going to kiss her? Yoksa onu öpecek misin?
    Are you going to marry her? Onunla evlenecekmisin?
    Are you going to sell your old house? Eski evinizi satacak mısınız?
    Are you going to stay at the dorm? Ögrenci yurdundamı kalacaksın?
    Are you marriaged? Evli misin
    Are you passing me by? Bana aldırmıyor musun?
    Are you ready Hazır mısın?
    Are you single? Bekar mısın?
    Are you sleeping? Yatıyor musun?
    Are you there Orda mısın?
    Are you using the napkins? Peçeteleri kullanıyormusun
    Are you willing to try Denemek istiyor musun?
    Aren’t we eating? Yemiyor muyuz?
    Aren’t you hungry? Acıkmadın mı?
    Ask the man. Adama sor.
    At what street is the school located? Okul hangi sokakta?
    Ayşe saw them. Ayşe onları gördü.
    Ayşe walked into the building. Ayşe binanın içine yürüdü.
    Ayşen is more beautiful than Selin. Ayşen selin’den daha güzel.
    Ayşe’s is beautiful. Ayşe’ninki güzeldir.
    Baby-in-arms Ana kuzusu
    Bad news travels fast Kötü haber tez yayılır
    Barking dog never bites Havlayan köpek ısırmaz
    Barry does not have any hobbies. Barry’nin hiç hobisi yok.
    Barry has some hobbies. Barry’nin bazı hobileri var.
    Be quickly Acele et
    Be there, for me Orda ol, benim için
    Because of you Senin yüzünden
    Beth veya mary gelecek.
    Better late than never Geç olsun da güç olmasın
    Better lose the saddle than the horse Zararın neresinden dönülürse kardır
    Bob had been resting. Bob istirahat etmekteydi.
    Book of happiness Mutluluk kitabı
    Books and note-books are in the car. Kitaplar ve defterler arabanın içinde.
    Books are useful. Kitap yararlıdır.
    Both are wonderful. Her ikisi de harika!
    Both women are short. Her iki kadın da kısa.
    Bring the book to me. Kitabı bana getir.
    But how can that be? Ama bu nasıl olabilir ki?
    But I don’t know how i say Ama nasıl söylesem bilemiyorum
    But why do they call it Kızkulesi?
    Bye for a while Bir süreliğine güle güle
    Call me from this number: 053233384.... Beni bu numaradan ara: 0532 33384 ..
    Can I go? Gidebilir miyim?
    Can I show you with something? Size birşey gösterebilir miyim?
    Can I take the other one? Diğerini (diğer kalemi) alabilir miyim?
    Can I understand this book if I learn English? İngilizce öğrenirsem bu kitabı

  10. #25
    Senior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    156
    Rep Puanı
    5
    I am completely broke... : I have no money.

  11. #26
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jun 2015
    Mesajlar
    1
    Rep Puanı
    0
    harika , çok teşekkür ederim
    yabancı dizilerde kalıplar çok önemli bunlar yardımcı olacaktır.

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 5 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 5 misafir.)

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68