Diğer Hizmetlerimiz: ingilizce Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Yds Kursu |  Toefl |  izmir ingilizce kursu
Rusça Kursu |   Bursa ingilizce Kursu |  ispanyolca Kursu |  ielts Kursu |  Toeic Kursu |  Proficiency Kursu |  Gmat Kursu


İngilizce Kursu
Toplam 25 sonuçtan 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree1Likes

Konu: Konuşma ingilizcesinde sık kullanılan kalıplar

Hybrid View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    14
    education (eğitim)

    I have to study. (Ders çalışmam lazım.)
    I have got a midterm tomorrow. (Yarın ara sınavım var.)
    I have got a big test tomorrow. (Yarın büyük bir sınavım var..)
    Could you explain that again? (Bunu tekrar açıklayabilir misiniz?)
    I still don't understand. (Hala anlamıyorum.)
    I don't understand your English. (İngilizce konuşmanızı anlamıyorum.)
    When's the final exam? (Genel sınav ne zaman?)
    When is the midterm? (Ara sınav ne zaman?)
    What will the test cover? (Sınavda neler çıkacak?)
    What's on the test? (Testte neler sorulacak?)
    Can you tell me what grade I'm getting? (Kaç aldığımı söyleyebilir misiniz?)
    What's the grading curve? (Not ortalaması nasıl?)
    Can I talk to you about my grade? (Sizinle notum hakkında konuşabilir miyim?)
    When will we have to turn our homework? (Ödevimizi ne zaman teslim etmemiz gerekiyor?)
    Will there be a quiz? (Yoklama olacak mı?)
    What text are required? (Hangi kitaplar gerekiyor?)
    How can I help my kid with the homework? (Çocuğuma ödevle ilgili nasıl yardımcı olabilirim?)
    She's having a hard time with the homework. (Ödevleri yaparken çok zorlanıyor.)

  2. #2
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    14
    Travel (Seyahat)
    PLANE (UÇAK)
    Do I have to change planes? (Aktarma yapmam gerekecek mi?)
    Is it direct? (Direk uçuş mu?)
    How many items of carry-on luggage are permitted? (Yanıma ne kadar el bagajı alabilirim?)
    How much luggage can I carry on? (Ne kadar bagaj alabilirim?)
    Is there a layover? (İki sefer arasında bekleme var mı?)
    How long is the layover? (Bekleme süresi ne kadar?)
    There is a one-hour layover in Ankara (Ankara'da aktarma bir saat sürecek)
    When does the next flight leave? (Bir sonraki uçuş ne zaman?)
    What's the departure time? (Hareket saati ne zaman?)
    When does the plane get here? (Uçak buraya ne zaman varır?)
    What's the arrvial time? (Varış ne zaman?)
    When will I make my connection? (Ne zaman aktarma yapacağım?)
    I have to cancel my flight (Uçuşumu iptal etmek zorundayım)
    I lost my luggage (Bagajımı kaybettim)
    My luggage is missing (Bagajım kayıp)
    The flight has been delayed (Uçuş iptal edildi)
    The flight has been moved to gate M2 (Uçuş M2 kapısına yönlendirildi)
    The flight is overbooked (Uçakta koltuk sayısından fazla yolcu var)
    May I see your boarding pass? (Biniş kartınızı görebilir miyim?)

    CUSTOMS (GÜMRÜK)

    Are you bringing anything into the country with you? (Yanınızda ülkeye birşey sokuyor musunuz?)
    How much currency are you bringing into the country? (Ülkeye ne kadar para getiriyorsunuz?)
    Do you have anything to declare? (Gümrüğe tabi birşeyiniz var mı?)
    May I see your passport? (Pasaportunuzu görebilir miyim?)
    Do you have your visa? (Vizeniz var mı?)
    Please place your suitcases on the table (Lütfen çantalarınızı masanın üstüne koyun)
    We should examine your purse (Cüzdanınızı incelememiz gerekiyor)
    What's the nature of your trip? (Seyahatinizin içeriği nedir?)
    What's the purpose of your visit? (Ziyaretinizin amacı nedir?)
    How long do you plan on staying? (Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz?)

  3. #3
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    14
    ► RAILWAY (DEMİRYOLU)

    Is it direct? (Direk mi?)
    Is there a layover? (Mola var mı?)
    Is there a dining car? (Yemekli vagon var mı?)
    Is the train on time? (Tren zamanında hareket edecek mi?)
    What's the arrival time? (Varış ne zaman?)
    Are there seats available? (Boş yer var mı?)
    Stand clear of the doors (Kapılardan uzak durun!)
    Please move away from the doors (Lütfen kapıların yanından uzaklaşın)
    Please have your tickets ready for the conductor (Lütfen kondüktör gelmeden biletlerinizi hazırlayın)
    Is this seat occupied? (Bu koltuk boş mu acaba?)
    Can you ***** the window, please? (Camı aralayabilir misiniz lütfen?)
    How many stops are there before we reach the end of the line? (Son durağa kaç durak kaldı?)
    When is the next stop? (Bir sonraki durak ne zaman?)

    BUS (OTOBÜS)

    Is it direct? (Direk mi?)
    Is there a layover? (Mola var mı)
    Do we stop for the meals? (Yemek molası verilecek mi?)
    Can I check my baggage through? (Bagajımı emanete bırakabilir miyim?)
    Can I reserve a seat in advance? (Önceden yer rezervasyonu yapabilir miyim?)
    Is the bus on time? (Otobüs zamanında hareket edecek mi?)
    Is anyone sitting here? (Burada kimse oturuyor mu?)
    What is the fare? (Ücret ne kadar?)
    Could I have a transfer, please? (Bir transfer bileti alabilir miyim?)
    Does this bus go to downtown? (Bu otobüs şehir merkezine gidiyor mu acaba?)
    How far does this bus go? (Bu otobüs nereye kadar gidiyor?)
    Could you let me know when we get to Aksaray? (Aksaraya geldiğimizde bana haber verebilir misiniz?)
    Can you tell me where to get off? (İneceğim yeri bana söyleyebilir misiniz?)
    Move to the rear, please? (Arkaya ilerleyin, lütfen?)

    TAXI (TAKSİ)

    Where to? (Nereye?)
    Where to, buddy? (Nereye abi?)
    Where to, lady? (Nereye bayan?)
    I am not on duty (Şu an çalışmıyorum?)
    Mind if I smoke? (Sigara içmemin bir sakıncası var mı?)
    It's rush hour. I can't go to the airport now. (Şu an trafik çok kötü. Havaalanına gidemem)
    To the airport and please be quick! (Havaalanına gidiyoruz, lütfen çok acele edin!)
    The train station and make it quick! (Tren istasyonuna çek ve acele et!)
    Slow down! (Yavaşla!)
    There is no need to hurry (Acele etmemize gerek yok)
    Please drive safely (Lütfen aracı emniyetli bir şekilde sür)
    Is smoking allowed? (Sigara içiliyor mu?)
    I'm allergic to smoke (Sigaraya karşı alerjim var)
    Do you have change for twenty? (Yirmi dolar bozuğun var mı?)
    Keep the change! (Üstü kalsın)
    I want a receipt (Fiş istiyorum)
    Watch out! (Dikkat et!)
    Look out! (Dikkatli ol!)
    We've missed the exit (Çıkışı kaçırdık)
    We're lost (Kaybolduk)

  4. #4
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    14
    Shopping (Alışveriş)

    May I help you? (Yardımcı olabilir miyim?)
    Can I help you find something? (Birşey bulmanıza yardım edebilir miyim?)
    Can I show you with something? (Size birşey gösterebilir miyim?)
    Are you being helped? (Size bakan var mı?)
    Is there anything I can help you with? (Yardımcı olabileceğim bir konu var mı?)
    If you need me, I'll be around (Bana ihtiyacınız olursa, ben civardayım)
    If I can help you, just let me know (Eğer yardım gerekirse haberim olsun)
    What are you interested in? (Ne bakmıştınız?)
    Are you looking for something in particular? (Belirli birşey mi arıyorsunuz?)
    Do you have something specific in mind? (Aklınızda özel birşey var mı?)
    What size do you need? (Kaç beden istiyorsunuz?)
    Do you know what size you are? (Bedeninizi biliyor musunuz?)
    That's on sale this week? (O bu hafta indirimde)
    I've got just your size (Tam sizin bedeninize uygun birşeyimiz var)
    Can I suggest this? (Size bunu önerebilir miyim?)
    Do you need anything to go with that? (Bununla gidecek birşey ister misiniz?)
    That looks nice on you (Üzerinizde güzel durdu)
    That looks great on you (Üzerinizde harika durdu)
    That's your colour (Tam sizin renginiz)
    This is you (Sizi çok açtı)
    How would you like to pay for this? (Bunu nasıl ödemek isterdiniz?)
    Will that be cash or credit? (Nakit mi, kredi kartı mı?)
    We don't have that in your size (Bunun size göre olan bedeni yok)
    Whe don't have it in that colour (Bu renkte yok)

    WHEN ARE YOU OPEN?

    When are you open? (Ne zaman açıksınız?)
    When do you open? (Ne zaman açıyorsunuz?)
    What are your hours? (Çalışma saatleriniz nelerdir?)
    I'm looking for something for my father (Babam için birşey bakıyordum)
    It's a gift (Hediye olacak)
    I don't know his size (Bedenimi bilmiyorum)
    Can you measure me? (Bedenimi ölçebilir misiniz?)
    Thank you, I'm just looking (Sağolun, sadece bakıyorum)
    I'm just browsing (Sadece bir göz gezdiriyorum)
    I can't make up my mind (Kafamı toparlayamıyorum)
    Do you have this shirt in yellow? (Bu tişörtün sarısı var mı?)
    Do you have these shoes in suede? (Bu ayakkabının süeti var mı?)
    Have you got something less expensive? (Daha uzuz birşeyiniz var mı?)
    It it on sale? (Bu indirimde mi?)
    Do you have a t-shirt to match this? (Buna uyacak bir tişörtünüz var mı?)
    Where is the fitting room? (Elbise değiştirme kabini nerede?)
    I'd like to try this on (Bunu denemek istiyorum)
    It's too tight (Bu çok dar)
    It's too loose (Bu çok geniş)
    It's a little bit expensive (Bu biraz pahalı)
    It's a little pricey (Bu biraz tuzlu)
    Can you hold it for me? (Bunu benim için saklayabilir misiniz?)
    Can I get it gift-wrapped? (Hediye paketi yapabilir misiniz?)
    Would you please gift-wrap that? (Lütfen hediye paketi yapabilir misiniz?)
    How much is it? (Kaç lira?)
    How much does it cost? (Fiyatı ne kadar?)

  5. #5
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    14
    Food and Drink (Yiyecek / İçecek)
    FOOD AND DRINK (YİYECEK / İÇECEK)
    MAY I HELP YOU?

    Would you like smoking or nonsmoking? (Sigaralı bölüm mü sigarasız bölüm mü?)
    How many in your party? (Kaç kişisiniz?)
    Do you have a reservation? (Rezevasyon yapmışmıydınız?)
    I'll have a table ready in two minutes (İki dakika içinde masanızı hazırlıyorum)
    Would you like to see the menu? (Menüyü görmek istermiydiniz?)
    Are you ready to order? (Sipariş için hazırmısınız?)
    Let me tell you our specials today (Bugünkü spesiyallerimizi söyleyeyim)
    May I take your order, please? (Sipariş alabilir miyim?)
    What will it be? (Ne alırdınız?)
    Can I get you something to drink with that? (Yanında içecek birşey istermiydiniz?)
    Would you care for a dessert? (Tatlı istermisiniz?)
    Is there anything I can get for you? (Yardımcı olabileceğim birşey var mı?)
    Let me show you the dessert tray? (Size tatlı tepsisini göstereyim)
    For here or to go? (Burada mı, paket mi?)
    Here or take away? (Burada mı, paket mi?)
    Do you want that to go? (Paket mi istiyorsunuz?)
    Here you go (Buyurun)
    Here is your order (Siparişiniz hazır)
    Thank you and come again (Teşekkürler, tekrar bekleriz)
    Would you like to start with a coctail? (Bir kokteylle başlamak istermiydiniz?)
    Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?)
    Cream or sugar? (Krema, şeker?)
    I am sorry we are out of that (Kusura bakmayın, ondan kalmadı)
    Sorry, it's all gone (Özür dilerim, hepsi bitti)
    How would you like that prepared? (Nasıl hazırlamamı istersiniz?)
    Do you need any napkins? (Peçete ister misiniz?)
    Would you like some salt and pepper? (Biraz tuz ve biber istermiydiniz?)




    MAY I SEE THE MENU?

    A table for two, please (İki kişilik bir masa lütfen)
    I'd like a non-smoking table for four (Sigara içilmeyen bölümden dört kişilik bir masa lüften)
    I have a reservation (Rezervasyon yaptırmıştık)
    Do you have a non-smoking section? (Sigara içilmeyen bölümünüz var mı?)
    Another party will be sitting here? (Buraya bir grup daha gelecek)
    Excuse me, can you come here for a second? (Afedersiniz, bir saniye bakar mısınız?)(
    Could I see menu please? (Menüyü görebilir miyim lütfen?)
    We haven't decided what to order yet (Henüz ne sipariş edeceğimize karar vermedik)
    We need more minutes to decide (Karar vermek için birkaç dakikaya ihtiyacımız var)
    We're ready to order (Sipariş verebiliriz)
    Can you take our orders, please? (Sipariş alabilir misiniz lütfen?)
    What are the specials? (Spesiyaliteler neler?)
    What would you suggest? (Ne yememizi önerirsiniz?)
    What's the soup of the day? (Günün çorbası ne?)
    Do you have vegetariam dishes? (Vejeteryan yemekleriniz var mı?)
    May I have a burger and fries? ( Hamburger ve patates kızartması alabilir miyim?)
    Give me a hot dog with the works (Herşeyi yanında bir sosisli lütfen)
    I'll have a burger with everything (Herşeyi yanında bir hamburger)
    Can I have a small soda, please? (Bir ufak soda alabilir miyim lütfen?)
    No ketchup (Ketçap olmasın)
    No onions (Soğan koymayın)
    Go easy on the onions (Soğanı fazla koymayın)
    Take it easy on the ketchup (Ketçapı fazla olmasın)
    To go please (Paket olsun, lütfen)
    For here, please (Burada yiyeceğim)
    I'll eat it here (Burada yiyeceğim)
    I'd like an espresso (Bir espresso istiyorum)
    I'd like a mineral water (Bir maden suyu istiyorum)
    Just coffee for the moment (Şimdilik bir tane kahve)
    Can you get me a glass of water? (Bir bardak su getirebilir misiniz?)
    What kind of dressings do you have? (Ne tür soslarınız var?)
    I'd like my steak well done (Bifteğimi çok pişmiş istiyorum)
    I'd like my steak rare (Biftek az pişmiş olsun)
    I'd like my steak medium (Biftek orta pişsin)
    Can I get it rare? (Az pişmiş olabilir mi?
    Could I have some more bread, please? (Biraz daha ekmek alabilir miyim lütfen?)
    This meat is too fatty (Bu et çok yağlı)
    The meat is too tough (Et çok sert)
    This meal isn't fresh (Bu yemek taze değil)
    This soup is cold (Bu çorba soğuk)
    Could I speak to the manager, please? (Yöneticiyle görüşebilir miyim?)
    I couldn't eat this. Could you wrap it, please? (Bunu yiyemedim. Paket yaparmısınız lüften?)
    I'd like to take the rest (Geri kalanını götürmek istiyorum)
    Could I have the bill, please? (Hesabı alabilir miyim?)
    Check, please? (Hesap, lütfen)
    Seperate checks, please? (Hesabı ayrı alın)
    All together (Hepsini birlikte alın)
    Do I pay you or the cashier? (Size mi ödeyeceğiz, kasaya mı?)
    May I have a receipt, please? (Fiş alabilir miyim lütfen?)
    There seems to be a mistake (Bir yanlışlık var gibi gözüküyor)
    Does this include the tip? (Bunun içinde bahşiş dahil mi?)
    Keep the change (Üstü kalsın)
    Is there somewhere we could wash our hands? (Ellerimizi yıkayabileceğimiz bir yer var mı acaba?)

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71