701. pavement = kaldırım (= side-walk)
702. peace and quiet = huzur ve sükunet
703. peak = doruk, zirve *** at peak = zirvede, dorukta
704. peculiar = tuhaf, acayip (= odd, weird, strange)
705. pedestrian = yaya
706. penalize = ceza vermek, cezalandırmak (= punish)
707. perceive = algılamak
708. permission = izin, müsaade
709. persevering = sebatkar, gayretli
710. persist = ısrar etmek, sürüp gitmek
711. persuade = ikna etmek
712. pessimism = kötümserlik ***pessimist = kötümser ***optimist = iyimser
713. pet = ev hayvanı
714. pioneer = öncü, yol açan, öncülük eden (= forerunner)
715. placement = yerleştirme
716. plague (pleyg) = (1) veba (2) öldürücü salgın hastalık (3) (bela vb) musallat olmak
717. plain = (1) düz, sade (2) ova, düzlük
718. plead = yalvarmak , rica etmek
719. please = (1) memnun etmek, tatmin etmek (= satisfy) (2) Lütfen!
720. pledge (plec) = ciddi bir söz vermek, ciddi bir vaat
721. poem = şiir ***poetry = şiir
722. point = (1) anlam, mana ***pointless = anlamsız (2) (zamanda/mekanda vb) nokta
723. policy = tutum, kural, prensip, ilke
724. polio = çocuk felci
725. pose = ortaya çıkarmak, poz vermek
726. possess = sahip olmak, etkilemek
727. possession = eşya, mal mülk
728. post = (1) vazife, görev, iş (2) posta
729. postpone = ertelemek (= put off)
730. practically = 1-hemen hemen 2-uygun olarak, pratik olarak
731. praise = övmek (= glorify, compliment)
732. precede = - den önce gelmek
733. predict = tahminde bulunmak
734. predictable = tahmin edilebilir, sağı solu belli
735. prejudice = ön yargı (= bias)
736. present = (1) sunmak, tanıtmak (2) mevcut, var olan (= existing)
737. preserve = korumak, muhafaza etmek
738. pressure = baskı, basınç ***under pressure = baskı altında
739. prevent = engel olmak, mani olmak
740. previously = önceden, eskiden (= formerly)
741. prior (to) = --- den önce, --- den evvel
742. prison = hapishane (= jail)
743. probability = olasılık
744. process = (bir malzemeyi) işlemek
745. progress = ilerlemek ***in progress = devam eden, ilerlemekte olan
746. promote = (1) terfi etmek, makamını yükseltmek (2) reklam yapmak
747. prompt = çabuk, ivedi, acele, vakit geçirmeden (= punctual, immediate)
748. promptly = derhal, hemen
749. proofread = bir metni inceleyip üzerindeki yanlışları düzeltmek
750. properly = adam akıllı
751. property = mal, mülk
752. proportion = oran ***in proportion to = ---e oranla
753. protection against = koruma
754. provoke = kışkırtmak, tahrik etmek
755. publish = (kitap, kaset vb) yayımlamak
756. purchase (pö=çıs) = (1) satın almak (2) satın alınan eşya
757. purchase = satın almak (= buy)
758. purpose = amaç, gaye
759. pursue = takip etmek (= follow, chase) ***in pursuit of = ---nın peşinde
760. push = itmek X pull = çekmek
761. put forth = öne sürmek, ortaya atmak (= put forward, bring up)
762. queue = sıra, kuyruk
763. race = (1) ırk (2) yarış
764. racism = ırkçılık, milliyetçilik (= nationalism)
765. raid = yasadışı işlere yapılan baskın (= seizure)
766. raise = (1) artırmak, yükseltmek, kaldırmak (su seviyesini, maaşları vb) (2) (hayvan/insan) yetiştirmek, büyütmek (3) (sorun, konu, fikir vb) ortaya atmak
767. rate = oran, hız
768. receive = almak, kabul etmek
769. reckless = = dikkatsiz, pervasız (= irresponsible, thoughtless)
770. recklessly = dikkatsizce, pervasızca (= irresponsibly, thoughtlessly)
771. recognize = (daha önce gördüğü birini veya bir şeyi gördüğünde) tanımak
772. recommendation = tavsiye, öneri
773. referee = hakem (= arbitrator)
774. refreshing = canlandırıcı, serinletici (aperatif yiyecek, temiz hava vb)
775. refugee = mülteci
776. refund = parayı iade etmek
777. regard = (1) saygı (= respect) (2) göz önünde bulundurmak
778. regional = bölgesel
779. register = (1) sicil,kütük (2) kaydetmek
780. regret = (1) pişmanlık (2) üzüntü
781. regretful = pişman, üzgün (= remorseful)
782. regrettable = üzücü, üzüntü/keder/esef verici
783. regularly = düzenli bir şekilde *** on a regular basis = düzenli bir şekilde
784. rehearse (rihörs) = prova yapmak ***rehearsal = prova
785. reject = red etmek (= turn down)
786. rejection = ret, kabul etmeme (= refusal)
787. relate = (1) rivayet etmek, anlatmak, aktarmak (2) ilişkili/alakalı olmak
788. release = serbest bırakmak,salmak (= let out)
789. relentless = (1) merhametsiz (2) amansız, hummalı, aralıksız devam eden
790. relief = rahatlama, ferahlama ***relief work = afet kurtarma ekibi
791. relocate = yerini değiştirmek, yerinden etmek (= displace)
792. reluctant (rilaktınt) = isteksiz (= unwilling)
793. remain = kalıntı
794. remark = (1) söylemek, belirtmek (2) düşünce, fikir
795. remembrance = anma, hatırlama, yad etme (= commemoration)
796. reminiscent of = andıran, hatırlatan, anımsatan (= suggestive of)
797. remote = (1) uzak, ırak (2) ıssız, ücra ***remote control = uzaktan kumanda
798. removal = (1) (leke vb şeylerin) çıkarılması, sökülmesi (2) (evin vb) taşınması
799. remove = (1) (leke vb) çıkarmak, temizlemek (2) sökmek
800. repeatedly = defalarca, tekrar tekrar (= continually, constantly)



LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı ile Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !