Diğer Hizmetlerimiz: ingilizce Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Toefl Kursu |  Yds Kursu |  Toefl |  izmir ingilizce kursu
Rusça Kursu |   Bursa ingilizce Kursu |  ispanyolca Kursu |  ielts Kursu |  Toeic Kursu |  Proficiency Kursu |  Gmat Kursu


İngilizce Kursu
Toplam 11 sonuçtan 1 ile 11 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree3Likes
  • 1 Post By genius
  • 1 Post By
  • 1 Post By hazalirem

Konu: neden ingilizce konuşamıyoruz??? sorusuna güzel cevaplar ve tavsiyeler;)

  1. #1
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Mar 2012
    Mesajlar
    32
    Rep Puanı
    8

    neden ingilizce konuşamıyoruz??? sorusuna güzel cevaplar ve tavsiyeler;)

    NEDEN İNGİLİZCE KONUŞAMIYORUZ? NASIL İNGİLİZCE KONUŞABİLİRİZ?

    Yazan: Belgin Öğrek

    "Neden İngilizce konuşurken zorlanıyorum? Sıkılıyorum? İçerde neler oluyor? Yıllarca İngilizce dersleri, kurslar, özel öğretmenlerden sonra hala iş İngilizce konuşmaya geldi mi konuşamıyorum." diye utanan, sıkılan, kendini yetersiz hisseden hatta suçlayan insan sayısı hiç de küçümsenemez. Bunun farklı nedenleri var kuşkusuz. Oldukça yaygın olduğuna inandığım bir neden, ana dilde düşünmek ve bunu öğrenilen dile çevirerek konuşma stratejisi. Yani, Türkçe düşünmek; ancak İngilizce konuşmaya çabalamak.

    Bu bir alışkanlık mı? Neden böyle bir strateji izlenir? Bu kişiler yaptıklarının farkındalar mı? Bir kişinin Türkçe düşünüp ''İngilizce konuştuğunu nasıl anlarız? Bu kişilerin İngilizce düşünebilmek için ne yapmaları gerekir?

    Ana dilde düşünme ve bunu, konuşulmak istenen yabancı dile çevirme stratejisini kullanan kişiler konuşmalarına başladıklarında uzun, karışık, anlamsız söz dizinleri kullanırlar. Oldukça yavaş, düşüne düşüne konuşurlar. Çoğunlukla sözcük ve cümle aralarında "aa..ıııııh..." gibi boşluk doldurucular kullanırlar, Çünkü bir yandan konuşurken diğer yandan ne diyeceğini düşünür ve orada kullanacağı sözcük veya kalıbın İngilizce nasıl söyleneceğini bulmaya çalışırlar. Sürekli "İngilizce olarak bu nasıl söylenir? Şu sözcük ne demektir?" diye düşünmektedirler.

    Bu durumda zihin çok işlem yapmaktadır. Bu nedenle hem düşünceye odaklanamaz, hem de çeviri yaptığı diller -Türkçe''den İngilizce''ye- birbirinden yapısal anlamda çok farklı olduğu için gramer olarak yanlış, hatta zaman zaman gülünç ifadeler ortaya çıkabilir. Çok bilinen klişe bir örnek vardır bununla ilgili. "Morning moming where are you going?” Bu kişiyle İngilizce iletişim kurabilmek oldukça sıkıcı olduğu gibi başarısızlıkla sonuçlanır.

    Konuşan kişi kendini yeterince ifade edemediği için ana dilinde konuşmayı yeni sökmeye başladığı yıllardakine benzer bir ruh hali yaşar. İngilizce konuşulan ortamlarda yetersizlik duygusuna kapılabilir. Bu durum bir iç çelişki yaratır. Anadil deneyimleriyle donanmış nöronlar durmadan düşünce üretirken, bunun dışa vurumu tam olarak gerçekleşemez.

    Yani kendimizi dış dünyada tam olarak gerçekleştiremeyiz veya temsil edemeyiz. Bu kişilere "İngilizce düşünün."dediğiniz zaman bunu nasıl yapacaklarını bilemezler. "Nasıl yani ???." diye sormadan edemezler.

    Niye İngilizce düşünmeli?

    Çünkü, düşünme ve konuşma aynı sistemin parçalandır. Bir bütünün parçaları arasında uyum olmazsa, sistemde problem yaşanır. Yani düşünme dili ile konuşma dili aynı olmalıdır. Böylece konuşma hızlanacak ve anlam bütünlüğünü bozacak hatalar yapılmayacaktır.

    Farkında Olmadan Öğrenme [unconscious learning]

    Yapılan bir araştırmaya göre; “Öğrenmenin yüzde 20''si bilinçli bir şekilde okul, kitap, öğretmen yoluyla gerçekleşirken, yüzde 80''i farkında olmadan yapılan bilinçdışı kayıtlar ile gerçekleşir.” Ana dilimizi de bu şekilde öğreniriz. Beynimiz, biz farkında olmadan ana dilimizi, konuştuğumuz ortamda milyonlarca işitsel ve görsel veriyi kaydeder. İnsan sesleri ve onlar ile ilintili renk, koku, duyguların hepsi birlikte biz farkında olmadan kaydedilmektedir. Beyin bu veriler üzerinde "aynı"," farklı", "...öyleyse…’ mantığını kullanarak duyduğu seslerden oluşan sistemi, yani dilin şifresini çözer. Bir süre sonra öncelikle bize söylenenleri anlamaya, sonra da konuşmaya başlarız.

    Yeni bir dil öğrenmeye başladığımızda belleğimizde bu dil ile ilgili yeni bir klasör açılır. Bunu bir bölgede yer kaplayan alana benzetelim. Bölge belleğimiz olsun. Bu bölgede elbette ki anadil alanımız daha büyük yer kaplamaktadır. Sonradan öğrendiğimiz dilin kapladığı alan daha küçüktür. Düşünmek için düğmeye bastığımızı varsayarsak daha büyük olan alan daha baskın olur. Böylece düşünme anadilde gerçekleşir. Bir iletişim ortamında bize İngilizce olarak söyleneni anlarız. Ona cevap vermek için, zihnimizde anadilde düşünürüz. Sonra bu düşündüğümüzü tekrar İngilizce’ye çevirmeye kalkarız.

    NELER YAPILABİLİR?

    Ana dilini konuşan insanlar ile sonradan öğrenilen dili konuşanlar arasındaki en önemli farklardan birisi şudur: Ana dilini konuşan insanın kendisini ifade edebilmek,için çok seçeneği vardır. Yüzlerce farklı biçimde kalıp kullanabilir. Seçenek zenginliğine sahiptir. Sonradan öğrenilen dil kullanılırken ise öğrenilmiş kalıpların dışına çıkılamaz. Dolayısıyla seçenekler, zengin değildir. Bu nedenle gerek sözel, gerekse yazılı ifade becerisinde kişi sınırlı düzeyde kalır.

    Tekrar "alan" metaforuna dönersek, öğrenilmiş dilin bellekte kapladığı alanın sınırlarını ne kadar genişletirsek, o dilde düşünmek o kadar mümkün olur.
    Yani "farkında olmadan öğrenme" süreci zenginleştirilmelidir.

    Bunun için neler yapılabilir?

    Öğrenilen dilin konuşulduğu ülkede bulunun

    Bir dili öğrenirken o dilin konuşulduğu ortamda olmak çok önemli. Öncelikle anadilimizi nasıl öğrendiğimizi hatırlayalım. Beynimiz biyolojik olarak dil öğrenmeye programlanmıştır. Doğal olarak, verilen kalıplan algılama ve bunları ayrıştırarak depolama, anlamlandırma yetisine sahiptir.

    İşte bu nedenledir ki, biz ana dilimizi öğrenirken hiçbir özel çaba sarf etmedik. "Bilinçli öğrenme" süreci olmadan, hiçbir endişe ve kaygı duymaksızın dinledik tüm söylenenleri. Böylece anadilimizi edindik..

    İkinci dilin bellekte kapladığı alanı genişletebilmenin yollarından birisi, öğrenilen dilin konuşulduğu ülkeye gitmek, orada bir süre yaşamaktır. Sokakta, alışverişte, otobüste her yerde İngilizce konuşulan bir ortamda bulunun. Ben İngilizce dilinin konuşulduğu bir ülkeye, İngiltere''ye, ilk gittiğimde ilk şaşkınlığımı havaalanında yaşamıştım. İki temizlik görevlisi kendi aralarında konuşuyorlardı.. Açıkçası bu durum beni şok etmişti. Bizim yıllar süren çalışmanın sonunda gelemediğimiz düzeyde bir İngilizce''yi büyük bir doğallıkla konuşuyorlardı ! Bu nedenle, İngilizce öğrenmek isteyenlere önerim, İngilizce konuşulan bir ülkede kısa veya uzun bir süre kalmaları olacaktır.

    İngilizce TV, film izleyin



    İngilizce Şarkılar Öğrenin



    İngilizce Konuşabileceğiniz Ve Duyabileceğiniz Ortamlarda Bulunun



    Okuyun



    Sözlük Kullanmayı Öğrenin
    rkaptan likes this.

  2. #2
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Mar 2012
    Mesajlar
    23
    Rep Puanı
    0
    bu soruyu önce okullardaki müfredati hazırlayan sevgili büyüklerimize sormak lazm yüzyıllardır aynı methodları kullanan öğretmenlerimize de tabi .

  3. #3
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Mar 2012
    Mesajlar
    32
    Rep Puanı
    8
    bu soruyu önce okullardaki müfredati hazırlayan sevgili büyüklerimize sormak lazm yüzyıllardır aynı methodları kullanan öğretmenlerimize de tabi .
    olayın sorumlularına değinmişsiniz. sistemin değişmesi herkesin temennisi..ama kişisel olarak bu yöntemleri bilen kişi kendi dil öğrenimini yönlendirebilir. zararın neresinden dönülse kardır. kolay gelsin herkese

  4. #4
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    38
    Rep Puanı
    7
    neden ingilizce konuşamıyoruz? bunun bi çok nedeni var tabi. çünkü ana dilimiz türkçe ve yapı olarak ingilizceden çok farklı. müfredatlar ve öğretme yöntemleri yetersiz denebilir. ama tüm bunlara rağmen öğrenmek imkansız değil iyi bi kurs desteği ve bireysel çalışmalarla süper bi inglizceye sahip olabilirsiniz...

  5. #5
    Senior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    156
    Rep Puanı
    7
    Aslında çoğu insan İngilizce konuşuyor? Sorudan kasıt neden aksanlı ingilizce konuşamıyoruz olmalı aslında.Ama zaten kimse o dilde ne kadar iyi olursa olsun ana dili olmayan bir dili native speaker gibi konuşamaz ve bu da dil edinimimizden kaynaklanıyor.
    elifsavas likes this.

  6. #6
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    4
    Rep Puanı
    0
    neden ingilizce konuşamıyoruz çünkü kaliteli eğitim almıyoruz ve alsakta bunu pratiğe dökmüyoruz ben infoLANG Dil okullarından çok memnun kaldım öneririm.

  7. #7
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    17
    Rep Puanı
    7
    Neden ingilizce konuşamıyoruz? sorusuna verilecek en doğru cevap, bana göre, alışılagelmiş klasik yöntemlerden kurtulup daha yaratıcı ve öğrenci odaklı eğitim sistemine tam olarak geçememiş olmamız. Tabiki bu konu hakkında bir hayli ilerleme kaydetmiş kurumlar ve bireysel olarak ilerleme kaydetmiş kişiler var ama demek ki henüz yeterli düzeyde değilki hala neden konuşamıyoruz diyebiliyoruz.

  8. #8
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Sep 2012
    Mesajlar
    68
    Rep Puanı
    7
    Neden ıngılızce konusamıyoruz degıl neden ıngılızce konusmak ıcın kendımızı zorlamıyoruz asıl soru olmalı bence..ornegın bellı bır alt yapı gelıstırdıkten sonra ıcımızdekı o yabancı dıle karsı olan korkuyu bır kenara bırakıp kendımızle dahı pratık yaparak bu sorunu kolayca halledebılırız gıbı gelıyor bana!bırde en onemlısı bence sureklı kıtaplar dergıler okuyup ordakı kelımelerı merak edıp ogrenmeye cabalamalamak.

  9. #9
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Feb 2013
    Mesajlar
    39
    Rep Puanı
    7
    Bence önce insan kendi anadilini ve özelliklerini iyi biliyor olmalı ki yeni bir dil öğreneceği zaman iki dil arasındaki benzerlikleri,farkları,yapı ve özellikleri muhakeme edebilsin ve bunu uygulamaya koyabilsin.
    Ayrıca ülkemizdeki eğitim sistemi de bu konuda yetersiz kalmıyor değil ama insan istedikten sonra sistemin yetersizliğinin yol açtığı eksikliği kendi çabalarıyla kapatabilir. Yani her şeyden önce istemek,sonra da bunun için çabalamak gerekiyor.

  10. #10
    Junior Member Array
    Üyelik Tarihi
    Jan 2013
    Mesajlar
    15
    Rep Puanı
    7
    Bence de öncelikle kendi ana dilimizi çok iyi bilmek gerekiyor. Çünkü kendi gramer kurallarımızı oturtmadan başka bir dili öğrenmek oldukça zor. Herkes Türkçe'yi çok iyi bildiğini iddaa eder ancak doğru düzgün dil bilgimiz yok, çocukluğumuzdan beri Türkçe'yle iç içe olmamıza rağmen. Günlük dilde bile oldukça sınırlı sayıda kelime kullanıyoruz. Kendi dilimize değer verip geliştirmek, yeni bir dil öğrenmek ve o dile hakim olmak açısından oldukça önemli. Gözlemlediğim kadarıyla da İngilizce'de başarısızlığın temel nedenlerinden biri de öncelikle kendi dilimize yeteri kadar hakim olamamaktan kaynaklanıyor. Mesela cümlenin öğeleri, fiilimsiler, ek fiil vs. en çok eksik olunan gramer konularından.
    Konu hazalirem tarafından (02-24-2013 Saat 07:18 PM ) değiştirilmiştir.
    sahing likes this.

  11. #11
    Member Array
    Üyelik Tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    73
    Rep Puanı
    8
    Bence DIŞ SES bu konuda en büyük faktör. Çünkü illaki insanlar bişeyler biliyorlar ve yanlış söylerim korkusu yada başka birşey ama sonuç olarak bunları bence aşmak gerekecek. Dolayısıyla bunlar aşıldıgında bence konuşmak gerçekleşecek.

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68