On His Blindness
- by John Milton
WHEN I consider how my light is spent
Ere half my days, in this dark world and wide,
And that one talent which is death to hide
Lodged with me useless, though my soul more bent
To serve therewith my Maker, and present
My true account, lest He returning chide,—
Doth God exact day-labour, light denied?
I fondly ask:—But Patience, to prevent
That murmur, soon replies: God doth not need
Either mans work, or His own gifts, who best
Bear His mild yoke, they serve Him best. His state
Is kingly; thousands at His bidding speed
And post oer land and ocean without rest:—
They also serve who only stand and wait.
Türkçe çeviri : Tacettin Fidan
Adamın Körlüğüne
Bu karanlık ve geniş dünyada, ışığımın
geçmişte nasıl harcandığını düşündüğüm vakit
Bundan önceki hayatımın yarısı,
Ve tek bir yetenek var ki, ölümdür onu saklaması,
Gelir, lüzumsuz şekilde tekrar bana yerleşir,
Ruhum buna iyice eğrilir, ama ben
Yaradan dönüp de beni azarlamasın diye,
Bana düşen ibadet vazifemi derhal tamamlar,
Böylece yaptığım sevaplar hesabıma konulur sanmıştım,
- Neden Tanrım kalan günlerime bu kadar erken fiyat biçti?
- Neden dünya aydınlığı bana yasaklandı?
Şefkatle soruyorum: - Ama Sabır, bu mırıltıyı,
önleme gayesi ile derhal cevap veriyor:
Tanrı’nın ihtiyacı yoktur,
ne insanın işine,
ne de o Yüceliğin kendi hediyelerine.
O Yüceliğin buyunduruğunu en iyi taşıyan kimse,
Tanrı’ya en iyi hizmeti yapar.
Mevla’nın Devleti Krallara yaraşır bir nesnedir;
binlerce kişi O’nun emrinden sürat alır
Karada ve denizde hiç dinlenmeden vazife başına geçer: -
Keza, böylece kaim ve bekleyiş yapana da hizmet etmiş olurlar.



1Likes
LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı ile Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !